Mardin’ de Mırra

0
image_2779
serving-traditional-mirra_tripadvisor

Mırra_ tripadvisor

Doyamadım Mardin’ i gezmeye keşfermeye doyamadım! Bir daha gitmek istiyorum 2 gün daha. Bu sefer Mardin’ den dışarı adım atmam. Doyasıya Mardin!  Özellikle gün batımında mezepotamya ovasına karşı mırramı yudumlamak istiyorum. Sade.

Mırra? diyenleri duyar gibiyim. Mırra Güneydoğu Anadolu’nun kahve kültürü. Mardin, Diyarbakır ve özellikle Urfa’ da yapılan acı kahve. Arapça acı anlamına gelen ‘mur’ dan türemiş. Geçmişte sadece şehrin ileri gelenlerinin, hali vaktinin yerinde olanların evinde pişermiş mırra. Saygın ve varlıklı ailelerine miras olarak kalmış anlayacağınız. Bugün ise genellikle düğün, sünnet yemeklerinden sonra veya taziyelerde mırra ikram edilir.

Mırra hazırlanmasından pişirilmesine, sunumundan içimine adabı olan bir kahvedir. Özeldir.

Mırra’nın hazırlanması:

Mırra kilolarca kahve çekirdeğinden, büyük emeklerle hazırlanır. Aslına bakarsanız özel bir kahve çekirdiğinden yapılmıyor ama kahvenin kaliteli olması çok önemlidir. 

Öncelikle yeşil (çiğ) çekirdek kahve, kahve tavalarında ustanın hoşuna giden bakır rengini alıncaya kadar kavrulur. Kavurma işlemi bittikten sonra sıra kahve çekirdeklerinin dibeklerde dövülmesine gelir. Tabii elle dövülmüş kahvenin kıymeti bir başka ama günümüzde dibek makinaları dövme işlemini yapıyor. Hatta kahve değirmenlerinde çekenler bile varmış ne yazık ki.. :(  Dövme işlemi yapılırken kahvenin Türk kahvesinden biraz daha iri taneli bırakılmasına özen gösteriliyor.

Evet kahve pişirilmeye hazır. Mırra’ nın pişirilmesi de en az hazırlanması kadar özen gerektiriyor:

Mırranın kaynaması sırasındaki gösterilen emek bu tadın ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerden birisi. Öyle diğer kahvelerin pişmesi kadar kısa sürede mırra pişirilmez. Öncelikle kaynamış suya kahve eklendikten sonra uzun süre köpüklendirilerek, telvesinden ayrılana kadar kaynatılır. Bu işlem sonrasında kahvenin üzerinde kıvamlı bir sıvı oluşur. Buna şerbet denir. Şerbet mutbak adı verilen özel kapta süzülür. Elde edilen karışıma tekrar su ve kahve eklenir. Bu işlem birkaç kere üst üste tekralandıktan sonra uzun süre kullanıma hazır çok miktardaki acı, kıvamlı bir kahve elde edilmiş olunulur.

Bu aşamadan sonra mırra soğumaya bırakılır. Artık mırra bardağa konduğunda, bardağın kenarlarını boyayacak kıvama gelmiştir.

819752_detay

Mırra_ habertürk

Özenle hazırlanan mırranın elbetteki ikramının ve içimininde bir adabı var:

Misafirler gelir gelmez, önceden hazırlanmış kahve bakır ibriklerde veya büyük cezvelerde ısıtılır. Kahveci bir eline kulpsuz kahve fincanını alır diğer eline ibriğini. Boynuna ve cebine ise fincanı silecek medilini koyar. ikramına başlar. Fincanın yarısını geçmeyecek kadar mırra doldurulup takdim eder. Misafir önce damağını hafif değdirerek tadına bakar sonra da iki yudumda mırrasını içer. Fincanı bittikten sonra fincanı masaya bırakmaz. Bu büyük ayıp sayılır Kahveciye geri verir. Eğer masaya bırakırsa, ya fincanı altınla doldurması yada kahveciyi evlendirme sözü vermesi gerekir. Kahveci fincanı bir kez daha doldurur. Mırra iki kez içilir. Kahveci odadakilere büyükten küçüğe doğru kahvesini ikram eder.

 

İkram geleneğine göre mırra misafir gelince ikram edilmesinin yanısıra daha sonra sohbet edilirken bir daha ikram edilir edilir. Kalkarken ise tekrar ikram edilir. Halk arasında buna ‘kovma’ denir. :) 

Ah şimdi olsada içsek…

Görüşmek üzere,
supernicevisit

Yazar hakkında

yorum yok

%d bloggers like this: